Kitap

Okuduklarım – Ustalık Gerektiren Kafaya Takmama Sanatı

“Büyük Güç Büyük Sorumluluklar Getirir.” Doğru. Ama bu sözün daha iyi bir akış açısı var, ve gerçekten derin bir bakış açısı. Tek yapmanız gereken sözlerin yerini değiştirmek: “Büyük sorumluluklar büyük güç getirir.” “Her şeyi iyi tarafından görmek” gibi bir şey iyi gibi görünse de, gerçek şu ki hayat bazen berbattır ve yapabileceğiniz en sağlıklı şey de bunu kabul etmektir. Negatif duyguları inkâr etmek daha derin ve daha uzun ömürlü negatif duygulara ve duygusal bozukluğa neden olur. Sürekli pozitif olmak hayatın sorunları için geçerli bir çözüm değil, bir inkâr biçimidir. Doğru değerleri seçerseniz, bu sorunlar size zindelik, kuvvet ve şevk verir. Dedemin zamanına dönersek, kendini çok kötü hissettiğinde şöyle düşünürdü, “Bugün berbat bir günümdeyim. Ama n’apalım hayat böyle, ben samanları havalandırmaya devam etmeliyim.” Ama ya şimdi? Şimdi beş dakikalığına bile kendinizi çok kötü hissetseniz son derece mutlu ve harika hayatları varmış gibi sunan insanların 350 fotoğrafıyla bombardıman ediliyorsunuz, bu durumda hatanın sizde olduğunu hissetmemeniz imkânsız kuşkusuz. Değmeyecek şeyleri kafaya takmamak çok önemlidir. Dünyayı kurtaracak olan şey budur. Dünyanın bazen berbat olduğunu ama bunun da doğal olduğunu kabul ederek yaşamak gerek. Çünkü her zaman böyleydi ve her zaman da böyle olacak.

Sosyal medyada her gün milyonlarca kere paylaşılan “Nasıl Mutlu Olunur” tarzı saçmalıklarda yanlış olan ve kimsenin fark etmediği şey şudur: Daha pozitif bir deneyimi arzu etmenin kendisi negatif bir deneyimdir. Ve de tam tersine, insanın negatif deneyimini kabul etmesinin kendisi pozitif bir deneyimdir. Pokerde elinde korkunç kağıtlar olan biri çok güzel eli olan birini yenebilir. Elbette eli güzel olanın kazanma ihtimali daha büyüktür, ama sonunda kazanan her oyuncunun oyun süresinde yaptığı seçimlerle belirlenir. Hayatı da aynı şekilde görüyorum. Hepimize dağıtılmış bir el var. Bazılarının eli daha iyi. Sadece kağıtlara bakarak berbat durumda olduğumuzu söylemek kolaysa da, gerçek oyun o kağıtlarla yapacağımız seçimlere, almaya karar verdiğimiz risklere ve birlikte yaşamayı seçtiğimiz sonuçlara bağlıdır. İçinde bulundukları duruma göre sürekli en iyi seçimleri yapanlar tıpkı pokerde olduğu gibi hayatta da öne çıkarlar ve illa da eline en iyi kağıtlar gelmiş olmaları gerekmez.

Kitapta altını çizdiğim satırlar oldukça fazla, gruplamaya çalıştım;

Çabalama 

  • İki şansım var, ya bu postanede kalacağım ve delireceğim… ya da istifa edeceğim, yazarı oynayacağım ve açlıktan öleceğim. Açlıktan ölmeye karar verdim
  • Sonunda kendinden bir şey yaratmış!
  • Başarının kaynağı mutsuz biri olduğunu bilmesi, bunu kabul etmesi ve dürüstçe bunun hakkında yazmasıydı.
  • Mutsuz biri kendi kabuğunda rahat olması
  • Kişisel gelişim ve başarı genellikle birlikte meydana gelirler.. Ama bu illa da atnı şey oldukları anlamına gelmez
  • Geleneksel hayat tavsiyesi aslında sahip olmadığımızı tamir etmeye, ikame etmeye uğraşmaktır. 
  • Pozitife, daha iyi olana, en iyiye olan bu takıntı bize sadece durmadan ne olmadığımızı, neye sahip olmadığımızı, ne olabilecekken olmayı başaramadığımızı hatırlatır. 
  • En yüksek sesle havlayan en küçük köpektir. Kendine güven duyan biri kendine güven duyduğunu kanıtlama ihtiyacı hissetmez.
  • Bana kalırsa ne kadar çok şeyi kafanıza takarsanız, satışlar da o kadar artar
  • Yaşamınızı mutluluk ve tatmin serabının peşinde koşarak harcarsınız. Daha iyi bir yaşamın anahtarı daha aza önem vermektir, gerçekten doğru ve o anda önemli olana aldırmaktır.
  • Facebook sayfalarına bakarsanız herkesin çok eğlendiğini göreceksiniz. 
  • İnsanın burnunun ucundakini görmesinin mücadele gerektirdiğini söylemiştir. 
  • İçinde bulunduğumuz kriz artık maddi değil, varoluşsal, spritüel.
  • Tersine yasa: kendinizi daha iyi hissetmeye çalıştıkça daha az tatmin olacaksınız, zaten bir şeyi elde etmek için bunca çabalamak ona sahip olmadığınız düşüncesini güçlendirmekten başka bir işe yaramayacaktır. 
  • Mutluluğun nedenini aramaya devam ederseniz asla mutlu olamazsınız. Yaşama anlamını ararsanız asla yaşayamazsınız. 
  • Kafaya takmamak tersine işler. 
  • Yaşamda bir değeri olan her şey ona bağlı negatif deneyimin üstesinden gelmekle kazanılır. 
  • Bir gün öleceksiniz.. Siz ve tanıdığınız herkes yakında ölmüş olacak.
  • Düşüncelerinize nasıl odaklanacağınızı ve verimli olarak öncelik sırasına koyacağınızı öğrenmektir.
  • Her tersliği haksızlık, her mücadeleyi başarısızlık, her tutarsızlığı kişisel bir eksiklik, her anlaşmazlığı ihanet olarak görmeye başlarsınız.
  • Kafaya takmamak kayıtsız olmak anlamına gelmez, kayıtsız olmanın sizi rahatsız etmemesi anlamına gelir
  • Gülüp geçip kendi inandıklarını yapabilen insanlar, bunun doğru olduğunu bilirler
  • Nereye giderseniz gidin kendinizi de götürürsünüz.
  • Zıtlıkları kafaya takmamak için o zıtlıklardan daha önemli bir şeyi kafanıza takmanız gereklidir. 
  • Broşür dağıtır gibi sorun saçan insanların kafalarına takmaya değecek daha değerli şeylerinin olmayışıdır. 
  • Farkında olsanız da olmasanız da her zaman neyi kafanıza takacağınızı seçiyorsunuz. 
  • Giderek neyi kafaya takacağımız hakkında daha seçici oluruz. Bunun adı olgunlaşmadır. 
  • Kafayı takma sırası sende değil ilen kafana takarsan başına bunlar gelir işte.. 
  • Artık gerçekten kafaya takacak şeylere aldırmaya başlarız, ailemiz, arkadaşlarımız, amaçlarımız.. 
  • Bazı ıstıraplardan kaçınmanın mümkün olmadığı düşüncesini kabullenmektir, siz ne yaparsanız yapın hayat başarısızlıklarla, kayıplarla, pişmanlıklarla doludur ve ölüm vardır. 
  • Istırabı aşmanın tek yolu önce ona katlanmayı öğrenmektir.

Mutluluk bir sorundur

  •  Istırap ve kayıp kaçınılmazdır ve onlara karşı koymaya çalışmaktan vazgeçmeliyiz. 
  • Istırabımız ve sefaletimiz insan evriminin bir hatası değil, bir özelliğidir. 
  • Neye dikkat etmemiz gerektiğini öğreten acıdır. 
  • Parmağımızı çarpmak bize masaya daha seyrek dalmayı öğretirken duygusal acı, reddedilme yada başarısızlık da gelecekte aynı hataları tekrarlamamıza engel olur
  • Hayat aslında sonsuz bir sorunlar dizisidir
  • Bir sorunun çözümü sadece bir sonrakini yaratır
  • Sorunsuz bir hayatı umut etme, öyle bir şey yok. Bunun yerine iyi sorunlarla dolu bir hayat dile
  • Mutluluk sorunları çözmekten kaynaklanır.
  • İnkar; güvensiz nörotik ve duyguların bastırıldığı bir yaşama neden olur.
  • Olumsuz duygular eyleme geçme çağrısıdır. Onları hissetmenizin nedeni bir şey yapmanız gerektiğidir. Olumlu duygularda hayat basit görünür ve oturup tadını çıkartmaktan başka yapacak şey yoktur. 
  • Bir şey konusunda kendimizi iyi hissetmemiz onun iyi olduğu anlamına gelmez. 
  • Onları sorgulama alışkanlığı geliştirmeliyiz. 
  • Duygular kalıcı değildir. Bugün bizi mutlu eden yarın mutlu etmeyecektir. Çünkü biyolojimizin her zaman daha fazlasına ihtiyacı vardır. 
  • Size “hayattan ne bekliyorsunuz? diye sorsam ve bana “mutlu olmayı, harika bir ailem ve sevdiğim bir işim olmasını” yanıtını verseniz, bu yanıt o kadar beklenen ve sıradan bir yanıttır ki, gerçekten hiçbir şey ifade etmez. 
  • Hayatınızda hangi ıstırabı istersiniz?Ne için mücadele etmeye hazırsınız?
  • Ben sadece zirveyi hayal etmekten hoşlanıyordum. 
  • Gerçek bir şeyi istediğim, ama onu istemediğimdir. Ben ödülü istedim, mücadeleyi değil. Sonucu istedim, süreci değil. Sadece zafere aşıktım, mücadeleye değil. Ve hayat böyle yürümez. 
  • Mücadelemiz başarımızı belirler. Sorunlarımız mutluluğumuzu ve yanı sıra biraz daha iyi, biraz daha üst seviyede sorunları doğurur. 
  • İşin hazzı tırmanmanın kendisidir. 

Özel Değilsiniz

  • Her birimiz birer istisnaydık ve korkunç derecede başarılı olabilirdik. 
  • Aklı sağlam, başarılı yetişkinler olabilmemiz için tersliklerin ve başarısızlığın gerekli olduğu anlaşıldı. 
  • Özgüven hareketinin sorunu öz güveni insanların kendileri hakkında ne kadar olumlu düşündüğünü ölçmesidir. Ama insanın öz-değerinin gerçek ve doğru ölçüsü kendisinin olumsuz yönleri hakkında nasıl hissettiğidir. 
  • Kazanmadan iyi şeylere sahip olmaya hakkı olduğuna inanır. 
  • Hiçbir şey yapmadıkları halde büyük şeyler başardıkları yanılsamasına kapılırlar. 
  • Bazı insanlar başkalarına ağır bedeller ödetmek pahasına kendilerini sürekli iyi hissetmeye ihtiyaç duyarlar, zamanlarının çoğunu kendilerini düşünerek geçirirler. 
  • Başlarına iyi bir şey gelirse, bu inanılmaz işler başardıkları içindir. 
  • Başlarına kötü bir şey gelirse onları alaşağı etmek için fırsat kollayan bir kıskanç yapmıştır. 
  • Her dönemeçte hayali başarılar uydurarak sorunlarından kaçar
  • Hakikat şu ki kişisel sorun diye bir şey yoktur. Sizin bir sorununuz varsa yüzde bir milyon birileri de geçmişte aynı sorunlara sahip olmuştur., şu anda aynı sorundan muzdariptir yada gelecekte aynı sorundan çekecektir. 
  • Sadece sizin özel olmadığınız anlamına gelir. 
  • Parlak iş insanları genellikle özel hayatlarını berbat ederler. 
  • Hepimiz, çoğu konuda, epeyce ortalama insanlarız.
  • Yaşamın büyük bölümü, olağan, sıradan ve ortalamadır. 
  • İnternet sadece açık bir enformasyon kaynağı değildir, aynı zamanda açık bir güvensizlik, kendinden kuşku duyma ve utanç kaynağıdır. 
  • Herkes olağan üstüyse demek ki sözcüğün tanımı gereği hiç kimse olağanüstü değildir. 

Istırap Çekmenin Değeri

  • Öz farkındalık soğanının ilk katmanı, basitçe, insanın kendi duygularını anlamasıdır. 
  • İkinci katman neden bu şekilde hissettiğimizi sorabilme becerisidir. 
  • Bu sorgulama katmanı bizi üzen duygularımızın  kökenindeki nedeni anlamamızı sağlar. 
  • Üçüncü seviye bizim öz değerlerimizdir. 
  • Kendinize yanıt vermesi huzursuzluk verecek olan basit sorular sormanız gerekir. Benim deneyimime göre yanıt ne kadar huzursuzluk veriyorsa o kadar doğrudur. 
  • Sorunları bertaraf edebilirsiniz ama bir sorunun anlamı bertaraf edilemez. 
  • Sorunlarınızı nasıl gördüğünüzü değiştirmek istiyorsanız, değer verdiğiniz şeyi ve/veya başarıyı/başarısızlığı ölçme biçiminizi değiştirmeniz gerekir. 
  • Sahip olduklarının daha önemli olduğuna karar vermişti: büyük, sevgi dolu bir aile, dengeli bir evlilik, basit bir hayat..
  • Öz değerini her konuda sürekli haklı olmak üzerine kuranlar yaptıkları hatalardan bir şeyler öğrenme olanaklarını yok ederler. 
  • Cahil olduğunuzu ve pek bir şey bilmediğinizi varsaymak çok daha faydalıdır. 
  • Sürekli pozitif olmak hayatın sorunları için geçerli bir çözüm değil, bir inkar biçimidir. 
  • Bir gün geriye dönüp baktığınızda mücadele günlerinizin en güzel günleriniz olduğunu göreceksiniz. 
  • İyi değer yargıları 1) gerçeğe temellenir 2) sosyal açıdan yapıcıdırlar 3) anlıktırlar ve kontrol edilebilirler. 
  • Değer yargıları öncelik vermekle ilgilidir.
  • Her şeyden çok öncelik verdiğiniz değer yargılarınız karar verme mekanizmalarınızı çok etkiler. 
  • Değer yargılarımız yetersizse, başkaları ve kendimiz için koyduğumuz standartlar da yetersizdir. Hiçbir önemi olmayan şeyleri kafaya takarız, bunlar hayatı kötüleştiren şeylerdir. 
  • Daha iyi şeylere aldırdıkça daha iyi sorunlarımız olur. Sorunlarınız iyileştikçe de yaşamınız düzelir. 
  • Kimin hatası olduğununa bakmaksızın hayatınızda olup biten her şeyin sorumluluğunu almak. Kendi cahilliğinizin farkında olarak sürekli kendi inançlarından kuşku duymak. 
  • Kendi eksikliklerinizi ve hatalarınızı keşfetmeye istekli olarak onları değiştirebilme şansına sahip olmanız. 
  • Hayır diyebilmek ve hayır dendiğini duyabilmek. 
  • Kendi ölümlülüğünüz hakkında düşünmek..

Seçim Sizindir

  • Bir problemin ıstırap verici ya da güçlü olması arasındaki tek fark sıklıkla onu seçmemizdir, ondan sorumlu olmamızdır. 
  • Sorunlarımızı seçtiğimizi hissettiğimizde güçleniriz.
  • Başımıza gelenleri kontrol edemeyiz. Ama başımıza gelenleri nasıl yorumladığımızı ve nasıl tepki gösterdiğimizi her zaman kontrol edebiliriz. 
  • Hayatımızdaki olaylara tepki göstermemek de tepki göstermenin bir şeklidir. 
  • Suç geçmiş zamandır. Sorumluluk şimdiki zaman..
  • Sadece başkalarını suçlamak kendinizi incitmekten başka işe yaramaz. 
  • Olayın şiddeti altında yatan hakikati değiştirmez. 
  • Elinde korkunç kartlar olan biri çok güzel eli olan birini yenebilir. Elbette eli güzel olanın kazanma ihtimali daha büyüktür, ama sonunda kazanan her oyuncunun oyun süresinde yaptığı seçimlerle belirlenir. 
  • Medya gerçek bir mesele hakkındaki gerçek bir hikayeyi duyuracağına, orta seviyede rencide edici bir şey bulmayı, bunu geniş kitlelere duyurmayı, öfke yaratmayı, bu öfkeyi gerisin geri yine kamuya duyurarak halkın başka bir kesimini de öfkelendirmeyi çok daha kolay ve karlı buluyor. Bu durum iki hayali taraf arasında karşılıklı bok atma yankısı yaratarak hepimizi toplumu ilgilendiren gerçek sorunlardan uzak tutuyor. 
  • Kendine hak görmek, ahlaki olarak kendini üstün görmek iyi hissettirir.
  • Mücadelelerimizi daha dikkatli seçmeliyiz, sözde düşmanla biraz daha fazla duygudaşlık kurmayı denemeliyiz. Haberlere ve medyaya sağlıklı dozda kuşkuyla yaklaşmalı be bizimle aynı fikirde olmayanların üstünü çizmekten vazgeçmeliyiz. Dürüst olmaya, şeffaflığı desteklemeye gayret etmeli; haklı ola, kendini iyi hissetme, intikam alma gibi değerlerden kuşku duymaya çalışmalıyız. Sürekli hatta olan bir dünyanın bitimsiz gürültüsünde bu “demokratik” değerli korumak kolay değildir. Ama sorumluluğumuzu kabul etmeli ve onları beslemeliyiz. Politik sistemimizin gelecekteki sağlamlığı buna bağlıdır. 

Her Konuda Yanılırsınız

  • Emin olmak gelişmenin düşmanıdır. Hiçbir şey olana kadar kesin değildir ve olduktan sonra bile tartışmaya açıktır. 
  • Yanlış olmak bizi değişim olanaklarına açar. 
  • Bedenimdeki en harika organın beynim olduğunu düşünürdüm. Sonra birden bunu bana kimin söylediğini fark ettim. 
  • Manson Kaçınma Yasasına göre; bir şey ne kadar fazla kimliğinizi tehdit ediyorsa, o kadar fazla ondan kaçınırsınız. 
  • Bir şey kendinizi görme biçiminizi değiştirmekle ne kadar fazla tehdit ediyorsa, ondan kaçmak ve bunu yapmamak için elinizden geleni ardınıza koymazsınız. 
  • Özel ve biricik olmayın. Ölçütlerinizi dünyevi ve geniş bir şekilde yeniden tanımlayın. 
  • Kendinize yanılıp yanılmadığınızı sormanız illa da yanıldığınız anlamına gelmez. 
  • Bir fikri kabul etmeden onunla oyalanmak eğitimli bir zihnin işaretidir. 
  • Bütün dünya size karşıymış gibi hissediyorsanız, muhtemelen size karşı olan kendinizden başkası yoktur. 

Başarısızlık İlerlemektir

  • Çok para kazanıp mutsuz, beş parasız ama mutlu olabilirsiniz. O zaman neden öz değerini ölçmek için parayı kullanayım? 
  • Başarısızlıktan kaçınmayı hayatımızın daha ileri bir aşamasında öğreniriz. Bunun epeycesi bir şeyi beceremediğimizde bizi cezalandıran ve katı bir tutumla bir performansımızla değerlendiren eğitim sistemimizin ürünüdür. Bir bölümü de baskıcı, eleştirel ebeveynlerin marifetidir, çocuklarının kendi kendine bir şeyleri deneyip başarısız olmasına yeterince izin vermezler, onları yeni ve önceden saptanmamış bir şeyi denediklerinde cezalandırırlar. Ve kitle iletişim araçları var elbette, biz sürekli çarpıcı başarı hikayeleriyle bombardıman eder, o başarıya ulaşmak için çabalayarak, çalışarak, can sıkıntısı içinde geçen saatlerin sözünü bile etmezler. 
  • Buna dibe vurmak ya da varoluşsal kriz diyebilirsiniz. Ben fırtınadan sağ çıkmak diyorum, istedğinizi seçin. 
  • Çeneni kapat ve yap.
  • Bir probleme takılıp kalırsanız, oturup da düşünmeyin, üzerinde çalışmaya başlayın. Ne yaptığınızı bilmeseniz bile, sadece üzerinde çalıştığınız için zamanla doğru fikirler aklınıza gelecektir. 
  • Yerine çakılıp kalma. Bir şeyler yap. Yanıtlar gelecektir. 
  • Eylem motivasyonun sadece sonucu değildir, aynı zamanda nedenidir de. 
  • “Bir şey yap” prensibini izlersek başarısızlık önemsiz görünür. 

Hayır Demenin Önemi

  • Mutlak özgürlük, kendi başına hiçbir anlam ifade etmez. 
  • Özgürlük daha büyük bir anlama ulaşma fırsatı yaratır, ama kendi başına pek de anlamlı bir şey olduğu söylenemez. 
  • Nesillerce komünizm idaresiyle yaşadıktan sonra ekonomik fırsatları ya çok az olduğu ya hiç olmadığı ve korku kültürünün pençesinde kıvrandıkları için, Rus toplumunun güvenilirliğinin en geçer akçe olduğuna karar vermişti. İnsanların size güvenmesi için dürüst olmak zorundaydınız. Bu da işler yolunda gitmediği zaman, bunu bahaneler bulmadan, özürler dilemeden, kıvırmadan, acıkça söylemek anlamına geliyordu. İnsanların sevimli olmasalar da dürüst olmaları, tatsız da olsa dürüst davranmaları hayatta kalmak için gerekli olduğu için değerliydi, kime güvenip kime güvenmeyeceğinizi anlıyordunuz ve bunu ne kadar çabuk öğrenirseniz o kadar hayırlıydı. 
  • Özgür Batı’da ise bir çok ekonomik fırsat var, ekonomik fırsat ne kadar fazlaysa kendinizi bir şekilde sunmanız da o kadar önem kazanır, hatta gerçekten öyle olmasanız, bu sahte bile olsa dürüstlüğün değeri yoktur 
  • Bu nedenle Batı kültüründe gülümsemek, öyle hissetmeseniz de kibar kibar konuşmak, küçük beyaz yalanlar söylemek, aslında aynı fikirde olmadığınız bir kişiyle bile aynı fikirdeymiş gibi görünmek norm haline gelmiştir. Bu nedenle insanlar pek de sevmedikleri kişilerle bile arkadaşmış gibi davranmayı, gerçekten istemedikleri şeyleri almayı öğrenirler. Ekonomik sistem bu tür hilelerin promosyonunu yapmaktadır. 
  • Her şeyi kendine hak gören insanlar, sürekli kendilerini iyi hissetmeyi hak ettikleri için, bir şeyi reddetmekten kaçınırlar çünkü bunu yaparlarsa ya onlar ya da bir başkası kendini kötü hissedecektir. Hiçbir şeyi geri çevirmedikleri için de değersiz, haz yönelimli, bencil bir hayat yaşarlar. 
  • Sizin sorunlarınızı başkaları çözemez. Bunu denememeleri gerekir çünkü bu sizi mutlu etmeyecektir. 
  • Dünyadaki en zor iş sorunların sorumluluğunu almaktır. 
  • İlişkilerimde dürüst davranmak kendimi sürekli iyi hissetmemden daha önemlidir 
  • Kimse sürekli evet diyen birine güvenemez. 
  • Fikir ayrılığı sadece normal değil, sağlıklı bir ilişkiyi sürdürmek için kesinlikle gereklidir. 
  • İlişki maniplasyon ve yanlış yorumlama üzerine temellenir ise giderek zararlı hale gelir. 
  • Seçeneğimiz ne kadar çok olursa o kadar daha az mutlu oluruz (seçim paradoksu) 
  • Bağlanmak size özgürlük kazandırır çünkü önemsiz ve gelip geçici olan şeyler artık aklınızı çelmez. Bağlanmak size özgürlük verir ve dikkatinizi, odaklanma yeteneklerinizi bilir, sizi sağlıklı ve mutlu yapacak olan en verimli şeylere yönelmenizi sağlar Bağlanmak bir şeyleri kaçırıyor olma korkularını dışlayarak karar vermeyi kolaylaştırır; elinizde olanın sizin için yeterince iyi olduğunu biliyorsanız, neden daha ve daha fazlasını kovalayarak stres içinde kalacaksınız? Bağlanmak bilerek az sayıda önemli amaca odaklanmanızı sağlar böylece daha başarılı olursunuz. 

Ve Ölürsünüz..

  • Sen yaşamaktan hala bu kadar çok korkarken benim ölmüş olmama niye aldırıyorsun? 
  • Ölüm bizi korkutur. Bizi korkuttuğu için de onu düşünmekten, hakkında konuşmaktan ve hatta bir yakınımız ölse bile, varlığını kabul etmekten kaçınırız. Yine de, tuhaf, tersine bir yoldan, hayatın tüm anlamının gölgesinin ölçüldüğü ışık ölümdür. Ölüm olmasa, her şeyden sonuçsuz, tüm deneyim keyfi, tüm ölçütler ve değerler aniden sıfır olur. 
  • İnsanlar soyut bir biçimde kendilerini kavramsallaştıran ve düşünen yegane hayvanlardır. 
  • Hayatlarımızdaki anlamın ütüm içimizdeki bu asla gerçekten ölmeme arzusuyla şekillenir. 
  • Ölüm korkusu yaşama korkusundan kaynaklanır. Hayatını dolu dolu yaşayan biri her an ölmeye hazırdır. 
  • Ölümden rahatsız olmamanın tek yolu kendinizi olduğunuzdan daha büyük bir şey gibi görmeniz ve anlamanızdır. Kendinize hizmet etmenin ötesine uzanan değerler seçmeniz gerekir; çevrenizdeki kaotik dünyaya toleranslı, basit, her an geçerli ve kontrol edilebilir değerler. 
  • Modern zihnin pohpohlanması bir şeyi kazanmadan hak ettiğini düşünen, fedakarlık yapmadan sahip olmaya hakkı var sanan bir toplum yarattı. Hiçbir gerçek yaşam deneyimi olmayan insanlar kendilerini uzman, girişimci, kaşif, yenilikçi, öncü ve koç ilan edebiliyorlar. Yapıyorlar çünkü herkesten daha büyük olduklarına inanıyorlar, sadece olağanüstü olanın yayınlandığı bir dünyada kabul görmek için büyük olmaya ihtiyaç duyuyorlar. 
  • Kültürümüz büyük ilgi çekmeyle büyük başarıyı karıştırarak aynı şey olarak kabul ediyor. Ama aynı şey değiller. 

Kategoriler:Kitap

Tagged as:

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s