Business

Mikro Yönetim

Mikro yönetim, günümüzde pek çok işyerinde popüler durumda.

Webster’s Dictionary, mikro yönetimi “ayrıntılara çok veya aşırı kontrol veya dikkatle yönetmek” olarak tanımlıyor. Bugün çoğu insan bu sözü duyuyor ve gözünün önüne sürekli omuzlarının üzerinden bakan, yaptıkları her şeyi sorgulayan, herhangi bir karar vermesine izin vermeyen sinir bozucu, ofisi askeri komuta kontrol merkezi gibi yönetmeye çalışan bir yöneticiyi düşünüyor.

Adil olmak gerekirse, bu olumsuz ünvana sahip olan tüm yöneticiler bunu hak etmiyor. İlerlemeyi izlemek, kaliteyi kontrol etmek, performansı değerlendirmek, kararlar vermek, talimat vermek ve tavsiye/rehberlik sunmak da bir yöneticinin asli görevleri arasındadır. Örneğin:

  • Bir projedeki teslim tarihini kaçırırsanız veya müşteriler ile bu nedenden ötürü bir uyumsuzluk ortaya çıkarsa, bir yöneticinin sorunu çözmeye yardımcı olmak için ayrıntılara daha fazla dahil olması gerekebilir.
  • Bir proje planlandığı gibi gitmiyorsa, yönetici planı yeniden uygulanabilir hale getirmek ve/veya gecikmeye yol açan kararları almak için ayrıntılara ihtiyaç duyar.
  • Bir personel bariz bir şekilde verimli değil ise bir yöneticinin bu tip çalışanlara etkili bir şekilde koçluk yapabilmesi için işine daha fazla dahil olması gerekebilir.
  • Bir personel görevini yerine getirmeye istekli değilse, bir yöneticinin onu uygun şekilde motive etmek ve/veya disipline etmek için performansını yakından izlemesi gerekebilir.
  • Bir yöneticinin ilerleme hakkında kendi üstlerine bir rapor vermesi gerekiyorsa, departmanın süreçleri ve iç işleyişi hakkında ayrıntılı bir anlayışa ihtiyacı vardır, bu durumda bu süreçler hakkında daha fazla bilgi sahibi olması gerekebilir.
  • Bir personel kritik bir işten sorumluysa, yöneticinin ne olur ne olmaz bu personelin olmaması (hastalanması, işten ayrılması vb) durumunda işin ayrıntılarını bilmesi gerekebilir.

Bazen bu yönetimsel sorumluluklar, özellikle yetersiz performans gösteren ve daha fazla denetime ihtiyaç duyan personele müdahaleci veya kontrol edici görünebilir.

The Pros and Cons of Micromanagement - My Office in Philippines

Bununla birlikte bir yöneticinin gözetimi veya girdisi aşırı veya gereksiz olduğunda, ona makul bir şekilde “mikro yönetici” olarak adlandırılabilir.

Yöneticiler, mikro yönetim olarak kabul edilen şekillerde hareket ederlerse, bir kuruluşa aslında daha fazla maliyet yaratırlar. Çünkü çalışanlar mikro düzeyde yönetildiğini hissettiklerinde, bunu hayal kırıklığına uğrayarak veya kaygılanarak gösterirler. Her iki durumda da, nihai sonuç strestir ve stres, hastalık günlerine veya işten uzaklaşmaya neden olabilir. Aslında, çoğu çalışanın bir işyerinden ayrılmasının bir numaralı nedeni kötü yönetimdir – özellikle, yöneticilerinin yeteneklerine güvenmediklerini veya saygı duymadıklarını ve bu nedenle onları yeterli sorumlulukla güçlendirmediklerini ve/veya onları mikro yönetmediklerini hissederler. Kaynakların kıt olduğu günümüzde çalışanların hastalık veya işten ayrılma nedeniyle kaybı artık göz ardı edilemeyecek bir şeydir. Bu tip kayıplarında üretkenlik üzerinde ve nihayetinde çoğu kuruluşa doğrudan bir etkiye sahip olduğu gösterilmiştir.

Mikro yönetim ile ilgili oluşan durumda yöneticilerin atandıkları daha stratejik konuları yönetmek yerine, çalışanlarının ayrıntılı işlerini yaparak zamanlarını harcamayı seçmeleri durumunda çalıştıkları kuruluşun verimliliğini doğrudan etkileyebilirler. Kısacası, personelin ruh sağlığını ve bir organizasyonun verimliliğini etkiliyor ise mikro yönetim oldukça kötü bir davranış biçimidir.

Peki insanlar neden mikro yönetimi seçerler.. Galiba en büyük neden görevleri devretmekte zorlanmalarıdır yani delegasyon eksikliğidir. Bunun dışında aşağıdaki durumlar da maalesef mikro yönetimin sonuç veya belirtileridir;

  • Yönetici olmanın çalışanlarından daha fazla bilgi ve / veya beceriye sahip oldukları anlamına geldiğine inanmak.
  • Personellerinin görevlerinin çoğunu muhtemelen daha iyi yerine getirebileceklerine inanmak
  • Bir şeyleri (kalite, teslim tarihleri vb.) çalışanlarından daha fazla önemsediklerine inanmak
  • İşi bir personele vermektense kendilerinin yapmasının daha verimli olduğunu düşünmek
  • Personellerini aşırı derecede eleştirmek, böylelikle personelin çalışmalarını gözden geçirdiklerinde, sürekli hata bulmaya meyilli olmak..
  • Çalışanlarının hatalarından ders almasına izin vermemek
  • Personel onlara danışmadan karar vermelerinden rahatsız olmak
  • Tek bir projeyi denetlemek için aşırı miktarda zaman harcamak
  • Çalışanlarının projelerinin “üzerinde” bir pozisyonda olmaktan gurur duymak
  • Çalışanlarından daha fazla çalışmaktan gurur duymak
  • Ofise herhangi bir personelden daha erken gelmek ve daha sonra ayrılmak. Ofis dışında iseler, hasta olduklarında veya tatildeyken de dahil olmak üzere günde en az iki kez personelleri iş ile ilgili aramak.
  • Personeli nadiren övmek
  • Çalışanları sinirli, depresif ve / veya motivasyonsuz olarak görmek
  • Personeli herhangi bir şey yapmadan önce yöneticiye danışmaları gerektiğine inanmak

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s